Göç ve Kök Çakra

Atalarımızın, sülale büyüklerimizin, yıllar önce yaşadıkları topraklardan isteyerek ya da istemeyerek belki de zorunlu olarak başka topraklara göçmesinin, bugün üzerimizde ve maalesef çoğunlukla olumsuz etkileri bulunuyor.

Köklenememe: Sık sık taşınma, şehir - ülke değiştirme, iş değiştirme, ilişkilerde köklenememe, kısa süreli ilişkiler, yeni başlangıçlar, ayrılıklar, dikiş tutturamama vs...

Maddi sıkıntı: Kişi, ya çok az para kazanıyor, maddi sıkıntı çekiyor, çünkü ailesi gibi kaybedebilir hepsini, "kaybedeceğime, hiç kazanmayım" kaydı. Ya da çok kazanıyor, parasını elinde tutamıyor, kazancının bereketi olmuyor ve iflas edebiliyor ya da hırsız giriyor, soyuluyor, kazık yiyebiliyor, dolandırılabiliyor. Aynı ataları gibi kaybediyor elindekileri.


Fazla kilo: Göçerken (özellikle savaş zamanı) yaşanan diğer bir sorun da; açlık çekmek, neredeyse açlıktan ölme. Bunu deneyimleyen ailelerinin yeni kuşaklarında aşırı kilo, özellikle karın-bel bölgesinde yağlanma, kilo birikimi görülebiliyor. Sülaleden gelen bilinçaltı kayıtlarında, açlıktan ölme korkusu var olduğu için, birey o bölgesinde depolama yapıyor ki açlık çekme durumu olursa, depodan beslenerek hayatta kalabilsin. Ya da vücut olduğu gibi kilolu olabiliyor.

Bağımlılıklar: Büyüklerimizin köklerinden kopması / kopartılması sonucu, bizler de bilinçaltımızda “köksüzlük” hissiyle yaşadığımızdan, köklenebilmek için gereğinden fazla beslenme, alkol, sigara, madde bağımlılıkları, aşırı dini yönelimler ve arayışlara girebiliyoruz.

Kökten Dincilik: Kişi kendini köksüz, güvensiz hissettiğinden din ya da farklı inançlara aşırı yönelip bodozlama dalarak ya da bir grup, futbol takımı veya dernekle aşırı özdeşleşerek kendini güvende hşssetmeye çalışıyor.

Cinsel sorunlar: Cinsel taciz, tecavüze uğrama korkusu, sağlıklı cinsellik yaşayamama, hem cinslere ve/veya karşı cinse nefret/saygısızlık.

Fiziksel sorunlar: Hiperaktivite, bilek burkulmaları, menisküs, bel ağrısı, skolyoz, regl düzensizliği ya da ağrıları, baş ağrısı, migren, obezite, bağımlılık, panik atak, öfke kontrolü sorunları vb...

Örneklerle açıklayacak olursak; 3 kıtaya yayılmış Osmanlı İmparatorluğundan, Türkiye Devletine dönüşme sürecinde; Kafkasya, Balkanlar, Mısır, Suriye ve daha farklı coğrafyalardan göçler almış bir Devletin çocuklarıyız. Bir çoğumuzun sülalesinde göçler var.

Diğer bir örnek: Dünya’nın bir numaralı GÖÇ Ülkesi: ABD’yi ele alalım: Obezite, madde bağımlılığı, aşırı dindarlık, silahlı çatışma, iflaslar, tecavüz gibi olayların ne kadar sıradanlaştığını görebiliriz.

Yukarıda saydığımız maddeler hem ülkemiz ve bizler hem de ABD için geçerli.

GÖÇ ve KÖK ÇAKRA ÇALIŞMASI

Sülalenizde yaşayan en yaşlı insanlara ulaşmaya çalışın, büyükleriniz hakkında toplayabildiğiniz kadar bilgi almaya bakın; Nerelerden göçmüşler? Kimler savaşla nasıl tecrübeler yaşamış? Sonra gelin, ister katılımcı olarak tüm gün boyunca tüm grup çalışmalarından faydalanın, isterseniz Aile Dizimlerinizi yapalım.

Göç ve Kök Çakra Çalışmamız AİLE DİZİMİ Tekniği kullanılarak özellikle Göç konusuyla ilgili yapılan dizim çalışmalarıdır.

Göç ve Kök Çakra Çalışmasıyla sülalemizdeki göçlerin ve göçler esnasında yaşananların üzerimizdeki etkilerinden arınıp, özgürleşiyor ve bedenlenmiş bir ruh olarak, yeme-içme-barınma-giyinme-seyahat ve her türlü maddi ihtiyaçlarımızı karşılayan Toprak Ana ile bağımızı sağlıklı bir şekilde kuvvetlendirmek için KÖK Çakramızı kuvvetlendiriyoruz.

Kendi GÜC’ünü ÖZGÜRce eline almak isteyenlere…

Banu Birtek